Bu yayında güzel bir şiir ve şiirin hikayesini anlatacağım keyifli okumalar😊😊 Yavuz Sultan Selim henüz Şehzadeyken santranca merak salmış. O dönemde santranç, İran da da yaygınlaşmaya başlamıştır. Sultan Selim tedbil-i kıyafet giyerek İrana gider. Orda hanlarda, kervansaraylar da santranç oynayıp herkesi yenmiş kısa zamanda ünü İran Şahına ulaşmış. İran Şahı, Sultan Selim'i saraya davet etmiş ve beraber santranç oynamışlar. Sultan Selim, Şahın hamlelerini öğrenmek için bilerek yenilmiştir. İran Şahı, bu işte bir hikmet var. Herkesi yenen adam bu kadar basit hamlelere yenilemez deyip tekrar oynamayı teklif etmiştir. Yine yenilmiştir Sultan Selim. İran Şahı onun Yavuz Sultan Selim olduğundan habersiz, ona bir tokat atmış ve göndermiş. O sırda Sultan Selim bir şiir okumuş ama anlayamamış İran Şahı.
Gel zaman git zaman İranlılarla Çaldıran savaşı yapıp yenmişiz. Ve Yavuz Sultan Selim bir mektup göndermiş ve o gün ki okuduğu şiiri yazmış.
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur
Manası;
Şahım sen herkesi kendine sadık dost sanma
Sen herkesi dost sanma belki o düşmanın olur
Belki o kişi alemlerde sözü geçen olur
Dost olur düşman olur sözü geçen olur hükümdar olur.
Eklemiş " O tokat öyle atılmaz böyle atılır." Şiirinin bir önemli özelliği de; dize dize, alt alta yazılınca ilk satır ile ilk sütün aynı. İkinci üçüncü dizde de geçerlidir. Buna rağmen anlamda hiç bozulma olmayıp çok anlamlı bir şiir olmuş.
Rahmetle ve saygıyla anıyoruz
Paşa dedelerimizin ruhuna da bir Fatiha okuyalım😇
Asıl kaynakçayı bulamadım. Bir kaç okuduğum yerlerden derledim.


Ben de biliyordum bunu okuyunca hatırladım. Bunu da Celal hocadan dinlemiştim.
YanıtlaSilooooooo vallahi çok etkileyici vurucu yaa saol. yaz böyle şeyler hep sen :)
YanıtlaSilblogunun saatini düzeltsen yaa. ayarlar saatler istanbul gmt 2 gibi bişi olcak :)
YanıtlaSilOrtaokulda tarih öğretmenimiz tahtaya yazıp bölümlerine ayırarak göstermişti; el yazısıyla birlikte hala gözümün önünde (:
YanıtlaSilPadisahlarin edebiyat ile ilgili olmalari ne guzel bir sey...
YanıtlaSilEdebiyat edep kelimesinden gelir..Edebiyat ile ugrasan ayni zamanda edepli ve duyarlidir....
Darisi her kademede devleti yoneten yoneticilerin basina...
Senin sayende öğrenmiş oldum bu bilgiyi .
YanıtlaSilÇokta güzel bir yazı olmuş canım yazılarının devamını bekliyorum 😘
Yazının başlığını okuyunca aklına Sagopa Kajmer gelenlerdenim:)
YanıtlaSilEskiden devleti yönetenler eğitimlerin en iyisini alır, matematikte edebiyatta bir öğretmen gibi bilgiye sahip olurlardı. Padişahların eğitimleri bebeklikleri ile başlar taht süresince bile devam ederdi. O yüzden şaşırmadım...
YanıtlaSilYavuz ne kıvrak zekalı bir padişahmış. Zaten daha fazla yaşamış olsaydı Osmanlı çok daha iyi yerlere gelirdi denir hep.
YanıtlaSilHarika ilk kez duyduğum bir hikaye şiirde çok anlamlı ve güzel
YanıtlaSilgüzel bir hikayeymiş duymamıştım daha önce
YanıtlaSilİlk defa duydum Yavuz Sultan Selim'in İran Şahı ile satranç oynamasını
YanıtlaSilEvet mükemmel bir şiir bu. İlk lisede okudum ve orada öğrenmiştim şiiri. Sonra sürekli söyleyip duruyordum dilime takılmıştı :)
YanıtlaSil(Ruhlarına fatiha yolladık kabul eyle yarabbi (Amin))
Şiirin yazılış şeklindeki durumu biliyordum ama hikayesini yeni öğrendim. Oldukça etkileyici bir hikaye :)
YanıtlaSilBu hikayeyi ilk defa lisede duymuş ve çok etkilenmiştim bu zeka ve yazım gücüne hayran olmuştum. Hayırlı Ramazanlar olsun
YanıtlaSilgördün müü son yazısımııı :)
YanıtlaSilBilmiyordum bu hikayeyi.. Sayende öğrenmiş oldum. Emeğine sağlık :)
YanıtlaSilBilmiyordum bende bu hikayeyi :) öğrenmiş oldum yazını okuyunca :)
YanıtlaSilGüzel anlamlı ve şiirli bir gerçek kesit oldu teşekkürler.
YanıtlaSilÇok güzel bir hikaye okurken keyif aldım
YanıtlaSilBunu dersini çok sevdiğim Türkçe öğretmenim anlatmıştı :)) Teşekkürler!
YanıtlaSil