Anavarza Antik Kenti Gezisi - Bir Başka Gezgin

14 Nisan 2021 Çarşamba

Anavarza Antik Kenti Gezisi

Bir çok şehri yerlisinden daha iyi tanıdığımı söyleyebilirim. Aynı zamanda Adana'nın yerlisi olarak da kendi şehrimi yeteri kadar tanımıyorum. 

Şimdi size Kozana 20 dk uzaklıktaki Anavarza Antik Kentine yaptığım ziyaretten bahsedeceğim. Bu kadar yakın olmasına karşın ilkokul 4.sınıfta okul gezisiyle bir kere gitmiştim. Şimdilerde gezecek yer arayan ben ve arkadaşlarımın aklına hadi Anavarza'ya gidelim düşüncesi düştü. Bir gün önce konuşuldu ertesi gün yola çıktık.  Memlektim diye demiyorum ama çok iyi gezilecek yerleri var. Anavarza Antik Kenti de onlardan biri. 

Uzun bir maraton yolculuğu olduğu için bir gününüzü Antik kente ve Mozaiğe ayırmanızı tavsiye ederim.

Kaleye yoluna ilk adımı atar atmaz patika bir yoldan devam ediyorsunuz.  Sonrasında uzun dik merdivenler sizi karşılıyor. epey bir vakit bunları çıkmakla uğraşıyorsunuz. Ama çıkarken de mevsim baharsa şayet yavaş yavaş görüş açınız artıyor ve yeşille gökyüzünün maviliğini izleye izleye devam ediyorsunuz.  Bir 20 dakika yürüdükten sonra yavaş yavaş tarihi kalıntılar orta çıkmaya başlıyor.  Bu kalıntıların ne olduğuna dair güzel bir kaynak buldum buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. 




Sürekli bir tırmanma halindeyiz bu da keyifli oluyor. Acaba orada ne var hadi yukarı çıkalım diyerek heycanla merdivenleri çıkıyoruz. Bir çok yapının üstüne çıkılabiliyor.  Ah, ne güzel manzara buradaymış dedikten sonra başka bir yere geçiyoruz ve yine aynı cümleyi kuruyoruz. Biz 5 kişi gittiğimiz bu seyahatte hepimiz yanı duyguları yaşadık.  Esi adıyla Kilikya denilien Çukurova bölgesinin başkenti olan Anavarza Antik kenti neden başkent olduğunu fark edeceksiniz. Kaleye çıktığınızda bir çok alana hakim olduğunuzu fark edeceksiniz.

Bir de bu şehrin bir efsanesi varmış; Şu Siteden alıntı yaptım Ana kaynağına ulaşmaya çalıştım fakat ulaşamadım

Anavarza Efsanesi

Vaktiyle Anavarza, yiğit insanların ve güzel kızların yaşadığı büyük bir şehirmiş. Dıştan gelecek tehlikeye karşı koyabilecek durumdaymış. O zamanlarda şehirde yaşayan taş ustaları, taştan oymalarla evleri ve meydanları süsler, insana şaşkınlık verecek, hayranlık duyulası eserler yaratırlarmış. Gündüzleri, halk kentten çıkar, tarlada-bayırda işini görür, akşam olduğunda ise kente geri dönermiş. Halk, bu güzel kentte huzur içinde yaşarmış. Akşamları her ev, kahkahayla dolarmış, ağıtlar şarkı diye söylenirmiş. Halk mutluymuş, günler böyle gelir geçermiş.  Anavarza Kralı’nın akıllı mı akıllı, güzel mi güzel bir kızı varmış. Birgün Sis Kralı’nın elçisi, Anavarza Kralı’na gelmiş ve “Ulu Sis Kralı adına, yüce Anavarza Kral’ına saygılarımı sunarım.” demiş. Söyle bakalım, ne diler kralın bizden?” deyince elçi: “Kralım kızınızı oğlun ister.” demiş Sis kralının elçisi ve kentin huzuru kaçmış. Kral “Ya istediğini kabul etmezsem?” demiş. Elçi “Kızınızı kralımın oğluna vermezseniz, krallığınıza savaş açılacağını bildirmekle de görevli bulunuyorum.” demiş.
Sis Kralı’nın elçisi gidince, bu defa da Misis Kralı’nın elçisi kapıya dayanmış. O da kızını Misis Kralı’nın oğluna istemeye gelmiş. O da aynı istek ve tehditlerde bulunmuş. Anavarza Kralı, çok halim selim, iyi yürekli bir insanmış. Ne yapacağına karar verememiş ve kara düşüncelere dalmış. Kızını bu krallardan hangisinin oğluna verse, diğeri yine kendi halkına savaş açacak, belki de ülkesi elden gidecekmiş. Hiçbirine vermezse, bu defa da iki ülke halkı ile savaşmak zorunda kalınacakmış. Kara kara düşünüp durmuş.
Kız, babasının haline çok üzülmüş. Kara düşüncelere dalan babasına, “Bana derdini niçin açmazsın?” diye kahırlanmış. Kral, “Kızım, güvercin topuklu yavrum, Sis Kralı elçi göndermiş, oğluna seni ister. Misis Kralı da elçi göndermiş. O da oğluna seni ister. Vermezsem savaş açılacak, hangisine tamam desem, yine de olacağı bu. Ne yapmalı, bilemedim!” demiş.
Kızı gülmüş ve “Ondan Kolay ne var, babacığım!”, demiş. “Şeytan bile çözemez bu düğümü kızım?” demiş kral.
Kızı da “Kral babam, bundan kolay bir şey yok! Dersin ki onlara ‘Ben kızımı veririm, veririm ama, bir şartım var. Anavarza’nın suyu az. Buraya bol suyu önce kim getirirse, onun oğluna kızımı veririm.’ Onlara öyle söyleyin siz. Gerisine karışmayın.” “Bak işte bunu hiç düşünmemiştim. O zaman savaşsız çözeriz bu işi.” demiş kral. “Elbette babacığım. Halkımız rahat, huzur içinde yaşıyor. Onların benim yüzümden acılara katlanmalarını, ölmelerini istemem hiç.” demiş kız.

Her iki kralın elçileri, Anavarza Kralı’nın kararını öğrenmek üzere Anavarza’ya gelmişler. Kral onlara “Anavarza’ya bol suyu ilk getirenin oğluna kızımı vereceğim. Kararımı krallarınıza böyle iletiniz.” Demiş.
Elçiler, bu kararı hemen kendi krallarına iletmişler. Bunun üzerine, Sis Kralı yukarıdan, Misis Kralı da aşağıdan başlamış su yolunu yapmaya. Sis Kralı su yolunu yontma taşlardan, çok güzel, sağlam biçimde yaptırmaya uğraşırmış. Bu yüzden işi gecikirmiş. Misis Kralı da kerpiçten yaparmış su yolunu. Bu yüzden Misislilerin su yolu çabuk ilerlemiş. Misislilerin su yolunun kente yaklaşmakta olduğunu gören kızı almış bir üzüntü. Meğer içten içe yiğitliğini duyduğu Sis Kralı’nın oğlunu severmiş. Ona adamlar göndermiş: “İyiye kötüye bakma. Elini çabuk tut, su yolunu bir an önce bitir!” demiş. Ama taş yol bu peynir değil ki, doğrana; çamur değil ki, sıvana. Sonunda Misislilerin yolu bitmiş. Su gelmiş kentin kapısına dayanmış. Dayanmış dayanmasına, ama kız buna dayanamamış. Sevmediği biriyle evlendirilmektense, canına kıymaya karar vermiş ve kendisini kayalıklardan aşağıya atmış.
Derler ki, Anavarza o günden sonra bir daha şenlik nedir bilmemiş.
Neşe dolu kahkahalar, kentin evlerinden bir daha hiç yükselmemiş…

Kaynak : https://www.gizliilimler.org/Anavarza-Efsanesi--k1-Adana-k2-.htm

Giriş ücreti yok.

Geziye gitmeden önce tavsiyeler:

  • Muhakkak yanınıza en az 1lt su alın
  • Bot, topuklu ayakkabı vs giyme gafletine düşmeyin. yürüyüş ayakkabısı, spor ayakkabısı uygundur.
  • Kuruyemişler yanınıza almalısınız. Yolda acıkmanız muhtemel.
  • Kalın giyisiler tercih etmeyin yol boyuca çokça efor sağlıyorsunuz. yeterli sıcaklığa ulaşıyorsunuz.


11 yorum:

  1. Ne hüzünlü bir hikâyeymiş.

    Yalnız çok merak ettim, fotoğraf da olsaydı keşke.

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel anlatmışsınız. Fotoğraf olsaydı daha iyi olurdu sanki. :) Hikaye de hüzünlüymüş.

    YanıtlaSil
  3. güzel bir yer ve çok üzücü bir hikaye. Ülkenizi gerçekten ziyaret etmeyeli uzun zaman oldu, umarım oraya gidebilmek için bir rızık vardır.

    YanıtlaSil
  4. sayende sanal geziyorum bende :D hikayeyi duymamıştım baya etkileyicimiş

    YanıtlaSil
  5. anavaazraamnın hikaeysinin duymamıştım ilginçmiş,adanada gezilcek yerleden bence..🙂

    YanıtlaSil
  6. anavarza peki aklımda olsun, gezmeyi severim, düşer yolum bir gün :) yaa yazık olmuş kıza ya.

    YanıtlaSil
  7. hımm bir gün inş diyelim o halde, teşekkür ederim paylaşım için.

    YanıtlaSil
  8. Antik kentleri gezmeyi bir başka seviyorum. Burayı duymamıştım, çok güzel anlatmışsınız, hikayesi de üzdü gerçekten...

    YanıtlaSil
  9. harika bir yermiş hikayesi de etkileyici :)

    YanıtlaSil
  10. hikayesini bilmiyordum gerçekten etkielyici :) teşekkürler

    YanıtlaSil
  11. Mekan tanıtımları çok güzel oluyor, teşekkürler.:)

    YanıtlaSil

@way2themes