Herkes bana bir anlam yüklemiş; kimisi için umudu temsil ettim, kimisi için özgürlüğü, kimisi için de sadece bir çocuk oyuncağıydı. İnsanlar hep göremek istedikleri şeyi görürler senin asıl ne olduğunu merak etmezler. İyi veya kötü farketmeksizsin tamamiyle ön yargırında bir kılıf geçirirler üstünüze. Mesela onlara göre cafcaflı kırmızı renkli, görenleri hayran bırakan upuzun kuyruğu olan bir uçurtmayım oysa onlar giydirdi bu klıfı . Mesela yine onlara göre göklerde kuşlarla beraber süzülen özgürlük temsiliyim ama onların elindeki ipin ucunda özgürlüğüm. Aslında böyle anılmak benim de hoşuma gidiyordu. Kim istemez ki gözde olmayı, insanın hayallerini süsleyen sıfatlara sahip olmayı. Gerçek ise tekir. Birkaç parça kamıştan ibarettim. Tüm benliğim bu idi. Şimdi tel örgüler arasında sadece bir iskelet olarak kaldım. Bana ait olmayan her şeyi rüzgar savurdu aldı götürdü uzaklara, güneş inceltip koparttı iplerimi. Peki şimdi renklerim nerde? Özgür müyüm? Çocuklara heyecan veriyor muyum? Bu cevaplar beni pek alakadar etmiyor. Şimdi hürüm. Kimsenin elinde oyuncağı olmadan, uydurdukları kılıflardan uzak arzı endam ediyorum. İnsanoğlunun haz duyduğu sıfatlardan uzak olsam da kendim olamanın huzurunu yaşıyorum.

Uçurtmaya karşı bugüne kadar hiçbir hevesim olmadı nedense benim. Sanırım benim için sadece yapması da oynaması da zor bir oyuncaktı o.
YanıtlaSilEtkileyici bir yazı olmuş doğrusu başkalarının sana yüklediği anlamlar içinde kendine yüklediğin anlam...Bazen insan tellere takılan kırık bir uçurtma olmak istiyor, biliyorsun tellerin arasında özgür olmadığını ama gökyüzüne bir adım daha yakın olmak özgür hissettiriyor sana...
YanıtlaSilMerhabalar.
YanıtlaSil"kendim olamanın huzurunu yaşıyorum." Yazınıza yorum yazabilmem için, bu cümlenin gözden geçirilmesi gerekiyor.
Selam ve saygılarımla.
Kendi olmanın huzuru...
YanıtlaSilEn güzeli de bu değil mi zaten?
Kaleminize sağlık, güzeldi.
Fotoğraf üzerinden hoş bir anlatı olmuş :) Bir zamanlar ben de yazıyordum bu minvalde, oldukça keyifli oluyor.
YanıtlaSilbana yarım kalmışlığı ifade etti...
YanıtlaSiloooooo derin anlamlı yazılara geçtin seeen :) esten ile benzeşiyosunuz bir deee :)
YanıtlaSilİnsanlara şirin görünmek veya onların onaylayacağı şekilde kendinden ödün vererek çeşitli kalıplara girmek bir nevi özgürlüğü kaybetmek anlamına gelir.
YanıtlaSilBu kafa yapısından kurtulmak ve kendin olmak en iyisi, bu yazıdan da bunu anladım.
En iyisini yapmışsınız...
Eğitim derslerinde gördüğüm "Kime Göre Ben Neyim?" uygulamasına benziyor. Bizler de aslında olduğumuz kişi olarak değil başkalarının bizi gördüğü şekliyle varlığımızı değerlendiriyoruz. Yine de her şeye rağmen özümüzü bilen tek kişiyiz.
YanıtlaSilAnlamlı düşündüren bir yazı olmuş. İnsanlara göre hep farklı kalıplardayızdır zaten.
YanıtlaSilÇok güzel yazmışsınız. Resimde çok güzel. Başkalarının üzerimizdeki düşüncelerini, bizi şekillendirdikleri kalıpları düşünürsek, özellikle de o doğrultu da sıvarsak kendimizi tekrar zaten hiçbirimiz özgür olamayız. Kendi fikirlerimizi, kendi stilimizi, kendimize ait ne varsa başkaları yüzünden ortaya çıkaramazsak da özgür olamayız. Ve tam anlamıyla özgür değiliz bence. Hiç olmadık, olamayacağız da.
YanıtlaSilDerin bir perspektif, teşekkürler Bir Başka Gezgin:)
YanıtlaSilHuzur ve kendini kabulleniş... Ne güzel işlemiş, ne güzel yansıtmışsınız bu duyguları cümlelerinize. Kaleminize sağlık. Daha böyle nice yazılarınızı okumak dileğiyle.
YanıtlaSil