Yine bunaldığım zamanda yazının kapısını çalıyorum. Üzüntümü mutsuzluğumu yaşarken ikinci bir kişiye göstermekten çok korkarım. Bundandır ki yazı yamanın iç ferahlatmasıyla tanıştım. Nedendir pek bilmem üzüntümü paylaşmamam. Duygularım hakkında çok ketum biriyimdir. Sanırım her zaman insanlara gösterdiğim güçlü, pozitif imajım yüzünden olabilir. Şimdi isterim ki herkesten uzak bir köşeye çekilip saatlerce yatağıma gömülüp suratımı asmak istiyorum belkide ağlamak. Ama işte tüm kadro aile buradayken bunlar pek mümkün değil. Aslında başkaları yapar yapar da dediğim gibi fark edilmesinden korkuyorum. Fark ederlerse bir sürü mutlu etme çabalarına girilecek, boşver taktığın şeye bak diyecekler belkide. Bunlar beni rahatlatan davranışlar değil. Sormayın neyse canın sıkıldı diye. Kendi kendime kafamda büyüttüğüm küçük burhanlarım. Birazdan kalkar, silkelenip kendime gelirim. Her zaman ki güçlü ben olarak.
27 Temmuz 2020 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Sizi üzen, bunaltan nedir belirtmemişsiniz ama en kısa sürede umarım dertleriniz çözülür ve her şey yoluna girer.
YanıtlaSilYazmak böyle zamanlarda aynı işlevi görüyor.. Sevinci, kızgınlığı, öfkeyi.. Hafifletici bir etkisi var.
YanıtlaSilÇıkın bir yürüyüş yapın eğer mümkünse. :) İnsan böyle hissedebiliyor anlıyorum ama sorunlar en kısa zamanda çözülür umarım.
YanıtlaSilYazmak bu anlamda iyi gelebilir...
YanıtlaSilMesela, bugün ben de blog'da uzun bir yazı yayımladım :)
hadi hadiii minik şeylere takılmaa. bayramda keyifli oool :)
YanıtlaSilHer zaman bu ruh halini korumak zor oluyor. Akışa bırakmak lazım ne yapalım...💗
YanıtlaSil