Bir yerde okumuştum" Her yerde olmak hiç bir yerde olmamaktır." Bir kaç kelime topluluğu tüm yaşamını sorgulamaya yetiyor bazen.
Hayatı hızlı yaşadığım zamanlarda bir sürü şey yapmak istiyordum. Her şeye merakım, ilgim var. Sonuçta bir daha geçmeyecekti elime bu yıllar. Yanlışta değil. Geriye dönüp baktığımda fark ettim ki her şey de olduğu gibi bunda da ölçülü olmak gerekiyormuş. Yoksa ilgilenemediğin arkadaşlıklar, kendini hırpalayarak bir yere yetişmeler, ucu ucuna yapılan planlamalar, hep bir yarım kalmalar... En önemlisi de kendine geç kalıyorsun. Bu süreçte her şey iyi ,kendi tecrübeni yaşıyorsun, ilgi alanlarını keşfediyorsun, sevmediklerini fark ediyorsun falan filan her şey harika , mükemmel ama kendine vakit ayıramadığını anlayınca üzülüyor insan. Evet bunlar da benim için önemli şeyler ama nefes almaya da ihtiyacımz varmış. Yine koşuştur, yine hırpala kendini ama aylaklık edeceğin kendine ait bir günün olması gerektiğini de asla unutma. Biraz tembellikte en tesirli ilaç olabiliyor.


İnsan kendini kendine kapatmamalı. Galiba insanın kendini bulması da pek çok şeyle ilişki kurmasından geçiyor. Kendine geç kalmıyor aslında, kendini arıyor bir nevi :) Neşeli sevgilerle :)
YanıtlaSilHayat telaşı kimi zaman kendimize vakit ayırmayı engelliyor. Ama ben mümkün olduğu kadar kendime zaman ayırmaya çalışıyorum. Hayatın hızlı akışında kaçırdıklarımızın değerini daha sonra anlıyoruz maalesef.
YanıtlaSilİnsan hayatı öğrenene kadar arayış içerisini giriyor. Zamanla dengeye kavuşursa rahat ediyor.
YanıtlaSilhımm eveey tembelliğe bayılırıım :)
YanıtlaSilHayata yetişeceğim diye kendimize geç kaldık...
YanıtlaSilHayat bir denge olayı, şaştım mı terazi bir daha toparlanmayabiliyor. En iyisi mi zaman varken her şeyi denge içinde yaşamak. Sevgiyle kalın :)
YanıtlaSilBen de tembelliğin ipinin ucunu kaçırdım bu sıralar. Denge gerçekten önemli=))
YanıtlaSilO kadar güzel yazmışsın ki , severek okudum. Eline sağlık. :)
YanıtlaSil