Hangi saksının altına unuttun gönlünün anahtarını?
Değil başkası sen dahi bulamıyorsun.
Gel benimle çok çok uzaklara...
Selamun alyeküm Blogger'ın sevgili kullanıcıları. Bu yazıma yorum yapmanızı önemsiyorum. Eskiden de önemsiyordum ama araya zaman girdi h...
Subscribe For New Post Notifications
Vaay...
YanıtlaSilNe müthiş bir yazı. :)
Kaleminize sağlık.
Çiçek inanılmaz güzel gözüküyor. 🌸
Merhabalar.
YanıtlaSilÇok anlamlı ve çok isabetli bir sorudur bu. Kimler cevap verdi bakmadım. Yani yazılmış yorum var mıydı? Yok muydu? Bakmadım.
"Yunus Emre'nin gönle bu kadar önem vermesinin sebebi gönlü Allah’ın evi olarak görmesidir. Bunu bir mısrasında şöyle dile getirir âşık Yunus: Kur’an’ı viribidi gönüle evim dedi. Zira bir kutsi hadiste Allah “Ben yere göğe sığmam, mümin kulumun gönlüne sığarım” der. O yüzden Yunus Emre gönlü Kâbe’den daha üstün tutar. Çünkü gönül Allah’ın yarattığı ve mekân tuttuğu yerdir. Kâbe ise kul yapısıdır. Kâbe için Allah’ın evi dense bile Allah’ın asıl yeri, asıl evi gönüldür."
Şimdi gönülle ilgili bir açıklama yapmak ihtiyacı duyduğum için, yukarıdaki Yunus Emre ile ilgili açıklmaya yer vermem gerekti.
Yunus Emre gönlü her şeyden üstün tutmuştur. Neden? Çünkü Cenab-ı Hakk orada tecelli etmiştir. Allah'ın evi, yeri ve mekanı neresiymiş? Gönülmüş.
Şimdi biz gönlümüzün anahtarını bir saksının altına saklama ya da koyma ihtiyacı hissetmişiz ve şimdi de anahtarı arıyoruz değil başkası biz bile bulamıyoruz. Bunu nasıl açıklayacağız?
Ben bir açıklama buldum. Ancak, bu yazı ilgimi çektiği için. Yazılacak diğer yorumları gördükten sonra ben de tekrar gönül anahtarı ile düşüncemi açıklamak için tekrar geleceğim.
Sayın gezgin hanım kardeşim, çok güzel bir konuya değinmişsiniz. Kaleminize yüreğinize sağlıklar dilerim.
Selam ve saygılarımla.
Çok güzel bir dize olmuş :)
YanıtlaSilBazen bu kadarı yeterli gelir insana.
YanıtlaSilheeeey, hoşgeldin blogunaaaa :)
YanıtlaSilMerhabalar.
YanıtlaSilKendi yorumum ile birlikte diğer yorumları da gördüm ve tekrar kendimi yorum penceresinde buldum.
Evi en son terk eden kimse, evin anahtarını ya " ak daşın altına" ya da "saksının altına" bırakır ki, eve ilk gelen anahtarı o saklanılan yerden alıp eve girebilsin. Fakat burada saklanılan şey evin anahtarı değil, gönlün anahtarıdır. Bu açıklanması çok zor bir konudur. Peki, burada bu konuyu zorlaştıran şey gönlün anahtarı mıdır? Saksı mıdır? Yoksa gönlün anahtarının neden bir saksının altına konulduğu mudur?
Selam ve saygılarımla.
Çok güzel, derin bir yazı ve iç açıcı bir resim:)
YanıtlaSilwww.kayipfisilti.com
En güzel çiçeğin altında ara...
YanıtlaSil